Skip to content Skip to footer

Kandil-Geceler

Recebi Şerif Ayı

Bismihi Teala;

“Muhakkak ki; Allah’ın yeri ve göğü yarattığı günden beri ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.” Tevbe Suresi Ayet 36

Resulullah SAV Efendimiz “Receb Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ümmetimin ayıdır” buyurmuşlardır.

Denilmiştir ki: Receb cefayı terk ayı, Şaban amel ve vefa ayı, ramazan ise sadakat ve safa ayıdır.

Receb tevbe ayıdır, Şaban muhabbet ayıdır, Ramazan Hakka yakınlık bulma

ayıdır.

Receb hürmet ayıdır, Şaban hizmet ayıdır, Ramazan nimet ayıdır.

Receb ayında iyilikler kat kat artar, Şaban ayında kötülükler kalkar, Ramazan ayında ikramlar gelmeye başlar.

Mübarek Receb-i Şerif Ayı’nın Fazileti

Receb, Şaban ve Ramazan ayları Mübarek Üç Aylardır. Üç ayların ilki olan Mübarek Receb ayı Kuran-ı Kerim’de Cenab-ı Allah (CC)’ın bildirmiş olduğu haram aylardandır.
Mübarek Receb Ayına “Receb-i Mudar”, “Munsil-ül Esine”, “Şehrullahil Esamm”, “Şehrullahil Esabb”, “Şehrul Mutahhar” isimleride verilmiştir.
Resulullah SAV Efendimiz bu aya “Şehri Mudar” ismini vermiştir. Zira, Mudar kabilesi, bu aya çok tazim etmiş, büyük bilip saygı göstermiştir.
Receb-i Mudar isminin verilmesinin bir sebebi de şudur ki: O ayda müşriklerden bazıları, diğer kabilelerden birine beddua etti. Onların bu bedduası üzerine Allah Teala o kabileyi helak etti.
Mübarek Receb ayına “Munsil-ül Esine” denmesinin sebebi: Receb ayı geldiği zaman mızraklar indirilir, kılıçlar kınına konur, oklar yaydan çekilir, böylece Receb ayına tazimle ve saygı ile girilir.
“Şehrullahil Esamm“ denilmesinin sebebi ise: Esamm kelime manası olarak ‘sağır’ demektir. Bu ay kulların günahlarını, hatalarını duymaz. Kıyamet gününde kulların hep iyilikleri için şahitlikte bulunur. Bundan dolayı “Sağır Ay” denilmiştir.
“Şehrullahil Esabb” denilmesinin sebebi ise: Allahü Teala bu ayda kullarının üzerine rahmet yağdırır, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği nimetlere boğar.
“Şehrullahil Mutahhar” isminin verilmesini sebebi ise: Bu ayda oruç tutanların günahları ve hataları temizlenir.
Receb-ı Şerif Ayında oruç tutmanın fazileti:

-Bir kimse Receb ayının ilk günü oruç tutar ise, bu orucu bir aylık oruca bedel olur.

-Bir kimse Receb ayında yedi gün oruç tutar ise, kendisine cehennemin yedi kapısı kapanır.

-Bir kimse Receb ayında sekiz gün oruç tutar ise, ona cennetin sekiz kapısı açılır.

-Bir kimse Receb ayının tümünü oruçlu geçirir ise, Allah CC ondan razı olur.

Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz Hakkında

Selman-ı Farisi (R.Anh)’den Rivayetle Resulullah SAV Efendimiz şöyle buyurmuşlardır. “ Ya Selman iman edenlerden kadın veya erkeklerden biri bu ayda otuz rekat namaz kılarsa, Allah Teala onun günahlarını siler” Selman-ı Farisi “Ya Resulallah bu namazı ne zaman ve nasıl kılacağımı bana bildir.” diye buyurduğunda, Resulullah SAV Efendimiz:

-Ya Selman! Receb ayının ilkinde on rekat kılarsın. Her rekatında bir kere Fatiha suresini okuduktan sonra üç kere Kafirun suresini okursun, üç kere de İhlas suresini okursun. Namazı bu şekilde kılıp bitirdikten sonra,şöyle duada bulunursun:

“Allah’tan başka ilah yoktur, birdir, ortağı yoktur. Hamd O’na mahsustur, O öldürür, diriltir, O ölmez, diridir. Hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir. Allah’ın verdiğine kimse engel olamaz, engel olduğuna kimse bir şey veremez. Hiçbir iyilik sahibi kendiliğinden faydalı olamaz. Zira iyilik Allah’tandır.”

“Receb Ayının Ortasında dahi on rekat ve Receb ayının son on günü girdiğinde, bu on gün içerisinde bu namazı on rekat olarak kılarsın” buyurmuşlardır.

MÜBAREK REGAİB GECESİ’NİN FAZİLETİ

Mübarek Receb ayının birinci günü mübarek bir gündür, gecesi mübarek bir gecedir, ihyâ edilmesi gereken günlerden biridir. Bugün recebin birinci gecesi olduğu için mübarek bir gecedeyiz. İkincisi: Bir cuma gecesi olduğundan mübarek bir gecedir. Onun için de ikinci bir defa mübarektir bu gece.

Regaib, kelime manası itibariyle; çok sevilen, sayılan, pahası ağır olan ihsanlar, fazilet ve bereket demektir. İhsan, rahmet ve affı yağar. Peygamberimiz, bu gecede yapılan duaların geri dönmeyip, kabul edileceğini şöyle buyuruyor:

“Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri dönmez. Yani kabul olur. Bunlar;

  • Recebin ilk cuma gecesi,
  • Şabanın on beşinci gecesi,
  • Cuma geceleri,
  • Ramazan Bayramı gecesi,
  • Kurban Bayramı gecesi.

Regaib gecesinin gündüzü oruçlu geçirilmelidir. Bu gecede on iki rekat namaz kılınmalıdır. Bu namazda okunacak sureler sırası ile şu şekildedir:

Bir kere Fatiha suresi okunacak, on iki kere İhlas Suresi, Üç Kere Kadir Suresi okunur. Her iki rekatta bir selam verilir.

Tüm İslam aleminin Mübarek Regaib Gecesi ve Üç Aylarını Tebrik eder, Bütün İnsanlığın Hidayetine vesile olmasını Cenab-ı Allah (CC)’ dan niyaz ederiz.. Rufai Seyyitleri

 

MİRÂC GECESİ (Asansör):

Resûlullah efendimiz, Mekke şehrinden, Kudüsteki Mescidi Aksâya geldikleri zaman, peygamberlerin rûhları, insan şekillerinde orada hazır bulundu. Bir anda Kudüsten yedinci göke kadar, bilinmeyen bir mîrâc ile çıkarıldı. (Mevlânâ Hâlidi Bağdâdî)

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem elli iki yaşında uyanık iken, beden ile, hicretten altı ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi, Mekkei mükerremede

Mescidi Harâmdan Kudüse ve oradan göklere ve bilinmeyen yerlere götürülüp, g etirilmesi.

Mirâc gecesi bir cemâate uğradım. Önlerine nefis yemekler koymuşlar. Bir yanda da leş duruyor. O nefis yemekleri bırakmış, leş yiyorlardı. Bunlar kimlerdir? dedim. Cebrâil aleyhisselâm; Bunlar, helâli terk edip, harama meyl eden erkek ve kadınlardır. Helâl malları varken, haram yiyen kimselerdir dedi. (Hadîsi şerîfMeâricünNübüvve)

 

Mirâca götürüldüğüm gece, Cennette bir seviyeden yüksek yapılmış köşkler gördüm. Dedim ki: Yâ Cebrâil! Bunlar kimin içindir? Buyurdu ki: Öfkesini yutanlar ve insanları affedenler içindir. (Hadîsi şerîfRâmûzülEhâdîs)

 

Mirâc gecesi, çok fecî ve elîm bir şekilde kendi kendilerine azâb eden bir takım insanlar gördüm. Cebrâil aleyhisselâma sordum ki: Yâ Cebrâil! Bunların günâhı nedir? Niçin böyle kendi kendilerine azâb ederler? Cebrâil aleyhisselâm dedi ki: Bunlar, başkalarının ayblarını (kusûrlarını) açığa çıkaranlardır. (Hadîsi şerîfMeâricünNübüvve)

 

Allahü teâlânın Muhammed aleyhisselâma olan ihsânlarının en şereflilerinden biri de, Ona mirâc mûcizesini vermesidir. Bu mûcizeyi Ondan başka hiçbir peygambere vermemiştir. Resûlullahın Mekkeden Mescidi Aksâya götürüldüğü, Kurânı kerîmde İsr â sûresinin birinci âyeti kerîmesinde açıkça bildiriliyor (mirâcın bu kısmına isrâ denir). Buna inanmıyan kâfir olur. Mescidi Aksâdan göğe çıkarıldığını meşhûr hadîsler haber veriyor. Buna inanmıyan ise, bidat ehli, sapık ve fâsık (günahkar) olur. Mîrâcın uyanık iken ve cesed ile olduğunu, Eshâbı kirâmın ve Tâbiînin ve hadîs âlimlerinin ve fıkıh âlimlerinin ve kelâm âlimlerinin çoğunluğu haber vermişlerdir. Böyle olduğunu sahîh hadîsler bildirmektedir. Mirâc çok defâ olmuştu. Bunlardan biri uyanık iken ve cesed ile idi. Ötekiler yalnız rûh ile idi. Âişe (r.anhâ) rüyâda rûh ile olan mirâclardan birini haber vermektedir. Onun bu haberi, uyanık iken cesed ile olan mirâcın yok olduğunu göstermez. (Abdülhak Dehlevî, İsmâil Hakkı Bursevî, Muhammed Behâüddîn)

 

Beş vakit namaz mirâc gecesi farz oldu. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, mirâcda cennetleri ve cehennemleri ve Allahü teâlâyı gördü. Yalnız bu görmesi, dünyâ görmesi ile değil, âhiret görmesi ile oldu. Çünkü o gece zaman ve mekân çe vresinden dışarı çıktı. Bu görmeğe dünyâda gördü demek, mecâz olarak denilmiştir. Dünyâdan gidip gördüğü ve yine bu dünyâya geldiği için böyle denilmiştir. (İmâmı Rabbânî)

BURAK:

Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gece (mîrac gecesinde) üzerine bindiği ve kendisini Mekkeden Kudüsü şerîfe kadar götüren (taşıyan) Cennet hayvanı. Burak, dünyâ hayvanlarından değildir. Erkekliği ve dişiliği yoktur. Çok hızlı giderdi.

Bana Burak getirildi. O, katırdan küçük, merkepten büyük, uzun ve beyaz bir hayvandır. Ayağını gözün görebildiği yerin ötesine kadar (rahatça) atabiliyordu. Ona bindim. (Hadîsi şerîfŞifâi Şerîf)

SİDRETÜLMÜNTEHÂ:

Yedinci kat semâda (gökte) Arşın sağında bulunan ağaç. Bu hususta değişik rivâyetler vardır.

Kurânı kerîmde meâlen buyruldu ki:

(Muhammed aleyhisselâm, Cebrâil aleyhisselâmı hakîkî sûreti ile) diğer bir inişinde Sidretülmüntehânın yanında gördü. (Necm sûresi: 13,14)

İbni Mesûd radıyallahü anh anlatıyor: Resûli ekremin ayrılığı yaklaştığı sırada vâlidemiz hazreti Âişenin evinde ziyâretine gittik. Resûli ekrem bize bakarak gözleri yaşardıktan sonra şöyle buyurdu: Hoş geldiniz. Allah sizi mübârek etsin, korusun ve size nusret (kurtuluş) versin. Takvâyı (Allahtan korkmayı) size tavsiye ederim ve sizi Allaha emânet ederim. Ben sizi Ondan açıkça korkuturum. Onun memleketinde ve kulları arasında Ona karşı gelmeyin. Ölüm yaklaştı. Cenneti mevâya, Sidrei müntehâya ve cenâbı Allaha yönelme vakti geldi. Size ve benden sonra dînimize girenlere Allahın selâm ve rahmetini benden okuyun! (Hadîsi şerîfİhyâu Ulûmiddîn)

Sehâvet (cömertlik), Allahın cömerdliğinden gelir. Cömerd olun ki, Allahü teâlâ da size cömerdlik etsin. İyi biliniz ki, cenâbı Hak cömerdliği bir insan sûretinde yarattı. Başını, Tûbâ ağacının gövdesine yerleştirdi. Dallarını da, Sidretülmüntehânın dallarına bağladı. Sonra bir kısım dallarını da dünyâya sarkıttı. Bu dallardan birine yapışanı, o dal çeker Cennete götürür. Dikkat edin, cömerdlik îmândandır. Îmân ise Cennettedir… (Hadîsi şerîfİhyâu Ulûmiddîn)

Resûlullah efendimiz, mîrâc yâni göklere çıkarıldığı ve bilinmeyen âlemleri gezdiği ve gördüğü gece, Mekkei mükerremeden Sidretülmüntehâya kadar, Cebrâil aleyhisselâm ile birlikte gitti. Sidrede, Cebrâil aleyhisselâmı altı yüz kanadı ile kendi şek linde gördü. Cebrâil aleyhisselâm Sidrede kaldı. (Mevlânâ Hâlidi Bağdâdî)

Resûlullahın sallallahü aleyhi ve sellem, Cennette bulunduğu makâmın ismi Vesîledir. Burası, Cennetin en yüksek derecesidir. Cennetteki herkese birer dalı yetişecek olan Sidretülmüntehâ ağacının kökü oradadır. Cennettekilere her nîmet, bu dall ardan gelecektir. (Nişâncızâde)

Saîd, Cennetlik kimsenin rûhu, bal arısı kadar insan şeklindedir. Melekler, bu rûhu Cennet ipeklerinden bir ipeğe sararlar. Birçok kat semâyı geçtikten sonra, Sidretülmüntehâya kadar giderler. Orada bu kimdir diye sorarlar, Cebrâil aleyhisselâm, ya nımdaki bu kimse filandır diyerek, o kimsenin güzel ve sevdiği isimleri ile haber verir. Burada bulunan melekler; Hoş ve safâ geldi. Her iyiliğini Allahü teâlânın rızâsı için yapan zâta merhabâ der. (İmâmı Gazâlî)

REFREF:

İnce, yumuşak kumaş, bir çeşit döşek; Peygamber efendimizin mîrâc esnâsında (bilinmeyen yerlere götürüldüğü, Cenneti ve Cehennemi gördüğü gece) bindikleri Cennet yaygısı.

Resûlullah efendimiz, mîrâc gecesinde, Cebrâil aleyhisselâm ile Burak adındaki beyaz hayvana bindi. Altıncı gökteki Sidretülmüntehâ ağacının yanına geldiler. Cebrâil aleyhisselâm Sidrede kaldı ve; Kıl kadar ilerlersem, yanar yok olurum dedi. Resûlullah efendimiz, Cenneti, Cehennemi ve sayısız şeyleri gördü. Sonra Refref üzerine oturdu. Bir anda çok yükseklere çıktı. Hicâb denilen yetmiş bin perdeden geçti. Her hicâb arası çok uzak idi. Her perdede vazîfeli melekler vardı. Refref, Peygambe r efendimizi birer birer o perdelerden geçirdi. (Halebî)

Söyleşirken Cebrâil ile kelâm Geldi Refref önüne verdi selâm.

(Süleymân Çelebi)

 

MUHARREM-İ ŞERİF AYI VE AŞURE GÜNÜ 

           “Muhakkak ki ayların sayısı Allah Teala’nın indinde ve kitabında gökleri ve yeri yarattığı günden beri oniki’dir. Bunlardan dördü haram aylardır.”   Tevbe Suresi, Ayet 36 

Haram olan aylar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarıdır.     

Hicri takvimin birinci ayı olan Muharrem-i Şerif; Allah (cc) katında hürmet gösterilmeye layık olan bir aydır. Bu mübarek ayın içerisinde Aşure Günü vardır ki İslam Tarihinde vuku bulan birçok hadise bu gün içerisinde meydana gelmiştir. 

 

Muharrem ayı hakkında İbn-i Abbas (RA) dan rivayetle Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur. ”Bir kimse Muharrem ayı içerisinde bir gün oruç tutar ise onun için her gününe otuz günlük oruç sevabı verilir.”   

 

Ebu Hureyre (RA) den Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur: ”Ramazan ayı dışında tutulan en faziletli oruç Allah (cc)’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur.”  Müslim 

AŞURE GÜNÜ

 Aşure gününe bu ismin verilmesi Muharrem’in onuncu gününe geldiği içindir. 

            Aşure günü hakkında Ebu Katade (RA) den rivayet edildiğine göre;  “Resulullah (SAV) ‘e aşure gününde oruç tutmak hakkında soruldu, O şöyle buyurdu; Geçmiş senenin günahlarına kefaret olur.”    Müslim 

               Efendimiz (SAV) Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin aşure gününü oruçlu geçirdiklerini görmüştü. Sebebini sorduğunda, “Musa (AS)’ nın  Firavn’dan kurtulduğu gündür: Bu sebeple onun kurtuluşunu kutlamak amacıyla oruç tutuyoruz” demişlerdi. Efendimiz (SAV) de, “Hz.Musa (AS)’ya hürmet ve ikramda biz sizden daha layıkız” buyurmuş ve o günü oruçlu geçirmeye devam etmiş ve Yahudilere benzememek için de 9. ve 10. günü oruç tutmuştur.          

 Hadisi Şeriflerde şöyle varid olmuştur:      

“Bir kimse aşure günü gözlerine sürme çeker ise  sene boyunca göz ağrısı görmez”           

 “Bir kimse aşure günü evine bolluk gösterir ise Allah Teala senenin diğer günlerinde bolluk ihsan eder.”        

Hz.Ali (KV) den: ”Aşure gününün gecesini ihya edeni Allah Teâla dilediği gibi diriltir.”     

AŞURE GÜNÜ VUKU BULAN HADİSELER 

  • Arş-ı Ala, Kürsi, Levh-i Mahfuz, Yedi Kat Sema ve Dünya’nın yaratılması,
  • Adem (AS)’ a hayat verilmesi,
  • Nuh (AS) ‘ın tufandan kurtulması,
  • İbrahim (AS) ve Hz.İsmail (AS) a cennetten koç indirilmesi,

     5-   Hz.İbrahim (AS)’ın Nemrut’un ateşinden selamete erdirilmesi,

     6-   Hz.İdris (AS)’ın semaya kaldırılması,

     7-   Hz.Eyyub (AS)’ın belalardan kurtarılması,

     8-   Hz.Musa (AS)’ın Firavn’ın denizde boğulması ile ondan kurtarılması,

     9-   Hz.Yunus (AS)’ın balığın karnından çıkarılması,

    10-  Hz.İsa (AS)’ın doğumu. Muharrem ayının 10. günü vuku bulmuştur. Mahşer                        günü de muharrem ayının 10. günü kurulacaktır.

                                                                                                                               (Rivayet edildiğine göre Allah Teala (CC) aşure gününde Zemzemi diğer sularla beraber  akıtır. O gün gusleden kimse bir sene boyunca hastalık görmez.) El-Ravzul Faik’de bu şekilde yazılıdır. 

AŞURE GÜNÜ YAPILMASI MÜSTEHAB OLAN DUA VE İBADETLER 

1-  Muharrem ayı duası; Allahümme entel ebediyyül kâdiril hayyul kerîmul hannânul mennânu ve hâzihi sinetün cedîdetün eselüke fihel ismete mineş şeytânir racîm vel avne ala hâzihil nefsil emmareti bissûi vel iştiğâli bimâ yugarribuni ileyke yâ zel celâli vel ikram bi rahmetike ya erhamerrâhimîn.           

 2- 70 defa: “Hasbünallâhu ve niğmel vekîl, niğmel mevla ve niğmen nasîr. Gufraneke rabbena ve ileykel masîr” duasını okumak.        

 3- Bol bol istiğfar  ile beraber, 313 defa :”La ilahe illa ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” demek.    

 4- Muharrem ayının 9-10, 10-11 veya 9-10-11. günleri oruç tutmak.  

 5- Gusl abdesti almak.

 6- Bir mümine iftar ettirmek, bir hastayı ziyaret etmek, on mümine selam vermek.           

 7- Eve getirilen normal günlerdeki rızık ne ise bugüne hürmeten o rızkı artırmak. Bundan dolayı Cenab-i Hak (CC) bütün sene o kulun rızkını bollaştırır.        

  8- Gusl ile işrak vaktinden sonra 4 rekat namaz kılmak; Her rekatta Fatiha dan sonra 51 defa ihlas-ı şerif okunacak ve  bu şekilde namaz kılındıktan sonra dünyevi ve uhrevi her hacetini Cenab-i Allah (CC)’a arz eder. 

Not: Daha geniş malumat için lütfen bakınız: Gunyetü’t Talibîn, Seyyid Abdulkadir Geylani (K.S).

 

MÜBAREK BERAT GECESİ HAKKINDA

    “Gerçekten biz onu, mübarek bir gecede indirdik.” (Kuran-ı Kerim, Duhan Suresi Ayet 2)

 

Şaban ayını 15.gecesi Mübarek Berat gecesidir. Bu geceye Berat isminin verilmesinin sebebi iki berat fermanına göredir. Şöyle ki;

 Bu gece Allah-u Teala tarafından tevbe eden şakilere ve Allah’ın veli kullarına ziyana uğramaktan yana kurtuluş fermanı verilir.            .

            Resulullah (SAV) efendimizin şöyle buyurduğu anlatılmıştır:

            – “Bu gece, Allah-u Teala, müminleri bağışlar ve kafirlere mühlet verir. Kin ve haset sahiplerini dahi hallerine terk eder, ta ki hallerini terk edinceye kadar.”

Resulullah (SAV) efendimiz: “Şaban ayının yarısı olduğu gece; Yüce Allah (CC) dünya semasına nüzul eyler ve tüm Müslümanları bağışlar. Ancak şunlar hariç: Allah’a şirk (ortak koşanlar), bid’at ehli, akrabalarından ilişkisini kesenler ve namusunu satan kadınlar..

Hz.Aişe (R.Anha) validemizden:

-Şaban ayının on beşinci gecesinde, gece yarısı olunca, Resulullah (SAV) efendimiz yanımdan ayrıldı.

– Kendi kendime sandım ki; Resulullah (SAV) efendimiz, hanımlarından birinin yanına gitti. Hemen kalktım, onu evin içinde aramaya başladım. Ararken şöyle bir duayı okuduğunu işittim ve ezberledim “ Gizli halim ve hayalim önünde secde etti. Kalbim sana inandı. Nimetlerle sana dönüyorum.Günahlarımı sana itiraf ediyorum. Nefsime zulmettim, beni bağışla, senden başka günah bağışlayacak yok. Cezandan affına, azabından rahmetine, dargınlığından hoşnutluğuna, senden sana sığınıyorum, sen seni övdüğün gibi ben seni övemem..” Resulullah (SAV) efendimiz mübarek ayakları şişinceye kadar namaza devam ettiler. Ben hem ayaklarını ovuyor hem de şöyle diyordum:

– Anam babam sana feda olsun. Allah’u Teala senin gelmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlamamış mı idi? Bunun üzerine Resulullah (SAV) efendimiz bana şöyle buyurdu:

– Ya Aişe, Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı? Sen biliyor musun bu gece ne gibi hayırlar vardır?

Sonra ben; Ya Resulallah bu gecenin diğer gecelerden üstünlüğü nedir? Resulullah (SAV) efendimiz şöyle buyurdu:

– Bu sene doğacak çocuklar bu gece yazılır.

– Bu sene ölecek kimseler bu gece yazılır.

– Kulların rızkları bu gece taksim edilir.

– Kulların tüm yapıp ettikleri Allah (CC)‘a bu gece arz olunur.

Bu arada sordum.

– Ya Resulallah, hemen herkes, Allah (CC)’ın rahmeti ile cennete girecek; öylemi?

Şöyle buyurdu:

– Evet öyledir; hemen herkes Allah’ın rahmeti ile cennete girecektir.

Sordum:

– Sen de mi? Ya Resulallah?

Şöyle buyurdu: “Evet ben de..Ancak,  Allah-ü Teala beni rahmetine daldırmıştır.”

Resulullah (SAV) efendimiz şöyle buyurdu: “ Şaban ayının yarısı olduğu gecenin başlangıcında Cebrail (A.S) bana geldi ve şöyle dedi;

– Ya Muhammed başını semaya kaldır.

Sordum:

– Bu gece nasıl bir gecedir.

Şöyle anlattı;

– Bu gece, Allah-ü Tela rahmetiyle dünya semasına iner ve rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Şu kimseler dışında ondan af dileyenleri affeder;

1- Kendisine şirk koşanlar,

2- Kahinlik ve büyücülük yapanlar,

3- Devamlı alkol alanlar,

4- Faizcilik ve zinaya devam ederler.

Bu kimseler tevbe edipte bu günahlarından vazgeçmezlerse, Allah-u Teala onları bağışlamaz. Bu gece beni kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar  kimseyi cehennemden azad eder.”

Bu geceyi namaz, dua, zikir, tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerektiğinin (Resulullah SAV efendimizin müteaddid hadisi şeriflerinde)  üzerinde durulmuştur.

Berat gecesinde kılınacak Hayır Namazı:

Bu namazın her rekatında Fatiha suresinden sonra on kere İhlas suresi  okumak suretiyle 100 rekattır.

Cemaatle kılınabileceği gibi tek başına da kılınabilir.

Hasan-ı Basri (R.a) şöyle buyurmuştur:

– Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için bana şöyle dediler:

 – Her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise, Allah-u Teala’nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır, her nazarda kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allah-u        Teala’nın mağfiretidir.

Not: Daha geniş bilgi için:‘Gunyet-üt Talibin- Seyyid Abdulkadir Geylani (K.S)

Ümmeti Muhammedin Mübarek Berat Gecelerini tebrik eder hayırlara vesile olmasını Cenab-i Allah (cc)’dan niyaz ederiz.

Yorum Yapın